Başlığa konu olan Kapıyeri, Anıtkaya'da bir yerin, bir mevkinin adıdır. Köy içinden tarım arazisine çıkış noktalarından biri aynı zamanda. Yukarı Dandır yolunun başlangıç noktası. Yeni Caminin güneyinden doğuya giden yoldan bahsediyorum. Önceleri sadece orada Kel Hoca'nın ev vardı, çevresi tarlaydı. Şimdi orası da köy içi olmuş.
Tarihte yerleşim yerleri kale sistemiyle kuruluyor, giriş çıkışlar kontrollu yapılıyormuş. Kontrollar da kapılardan sağlanıyor. Kapıların şekli şemali hakkında birşey söyleyemeyeceğim, bildiğiniz kapı mıydı yoksa gümrük kapısı gibi izafi bir kapı mıydı fikrim yok. İstanbul'da mesela bu kadar "kapı"lı ilçe olması bundan. Edirnekapı, Yenikapı, Mevlanakapı, Topkapı vs... Yine bir zamanlar devlet büyüklerine hemşerilik beratı verilirken sembolik olarak şehrin anahtarı takdim edilirdi. Ne anahtarı bu? Ne anahtarı olacak, şehrin kapısının anahtarı.
Elbette Eğret bir şehir değildir; ama ne olursa olsun tarihi bir yerleşim yeri. Üstelik önemli bir ticari yol güzergahında bulunuyor. Mümkün olduğunca giriş çıkışlar kontrol edilmek istenmiştir. Kontrol noktalarından birisi bu Kapıyeri denilen yer olmalı. Vaktinde burada bir kapı varmış, zamanla kapı gitmiş yeri kalmış. "Kapıyeri" bize yadigar olmuş.
Bu Yukarı Dandır Yolu şimdi çok işlek olmasa da eskiden böyle değilmiş. İstanbul'dan yola çıkıp Afyon'a gitmek isteyen bir kafile 1847 yılında Osmanköy-Eğret-Yukarı Dandır-Bayramgazi güzergahını kullanmış.
Bütün bunların dışında buraya Kapıyeri denilmesini çocuk zihnimde mantıklı iki sebebe dayandırmıştım. Birincisi yolun aşağı yanında, Kelsaleğin tarla gaşında kapı tutturmaya yarayan, ya da benim öyle sandığım bir gocagapı çıkıntısına benzer bir şey görmem... İkincisi ise bunun hemen karşısında Gugukların açık hapishane gibi yüksek duvarlarla çevrili tarla ucunda resmen bir gocagapı yeri bulunmasıydı. Birisi hendek diğeri duvar bu iki noktada kapı yerini andıran şeylerin bulunması sebebiyle buraya Kapıyeri demiş olacaklardı...
Kelhoca'nın ev dibi Ninem'in tarlasıydı, anası Ayşe nineden kalmış. Her yıl arpa ekilen bu bir evlek yerde Ninem rahmetlinin el orağıyla demet demet arpa biçtiğini hatırlıyorum. Eskiden hep onu kullanırlarmış. Ben ondan başka el orağıyla biçene rastlamadım, belki de bu anlamda köyde son orakçıydı...
Çocukluğumuzun Kapıyeri yakınlarına dair unutulmaz bir nesnesi Patlakların ev yanına terk edilmiş otobüs hurdasıydı. Rahime Ninenin gözünü yanıltıp kendimizi içine attığımız zamanlarda doyasıya şoförcülük oynardık. Taka Nuri'ye ait olduğunu sonradan öğrendiğimiz bu otobüsün direksiyonu, yayları fırlamamış bazı koltukların muşambaları, sağlam bir kaç camı, arkadan üstüne çıkabildiğimiz merdivenleri filan bize epeyce bir dönem oyuncak oldu. Sonra nasıl ve ne zaman kayboldu bilmiyorum...
Yukarıdaki resim 1969 yılında tam da benim Kapıyeri adını alma sebebi zannettiğim noktadan çekilmiş.
İstanbul dan Afyon'a ilk güzergah Osman köy,Egret, Bayrmgazi üzerinden mi gidiyormuş hocam o zaman Egret Bayrmgazi yolu sonradan mı açıldı ki hocam?
YanıtlaSilHayır yol güzergahı öyle olduğu için değil, adam özel olarak belirlemiş bunu. Arkeolog ve tabiat bilimiyle uğraşıyor, sanırım Dandır'da da ölçüm yapmak istediği için oraya uğruyor, sonra tekrar asıl güzergaha dönmüş. Bunlar yabancı, ama yerli Ermeni veya Rum'lardan kılavuz bulunduruyorlar yanlarında, yani kazara güzergah belirlemiyorlar. Yine özellikle Antik çağda Dandır Gazlıgöl tarafına giden yolun önemli olduğuna dair işaretler var, o yol boş değil. Ayrıca 28 Ağustos 1922 günü ikindiden sonra Meclis Muhafız Taburunun Afyon'dan Eğret'e o yoldan gelerek girdiğini tespit ettim.
Sil