03 Mayıs 2026

Defter-i Hakani Tapu Kaydı


    Eskiden tapu kayıtlarının tutulduğu kütüğe Defter-i Hakani denirmiş. Devlet sistemi oturdukça bu isim kalıplaşarak 'tapu' karşılığı kullanılmaya başlanmış. Zamanla bu işlere bakan kurumun yerine de Defter-i Hakani binası diyorlar. Yani günümüzün Tapu Kadastro Müdürlüğü gibi... Tapudan ayrı olarak onun yerine geçen bir bakıma tapu sicil kaydını gösteren belgeleri bilirsiniz. İşte bir asırdan daha eskinin bu tapu sicillerini gösteren iki belgeyi görelim.

    Belgenin ortasındaki antette Defter-i Hakani Arazi-yi Emiriye yazıyor. Onun sağında evrak ve kayıt numarası, solunda ise Hudavendigar vilayeti ibaresi bulunuyor. Asıl bilgiler çizelge kısmında.

    Tabi bu tablo da bölümlerden oluşuyor. İlk bölüm genel bilgiler, yani tapuya esas mülkün genel kimlik bilgileri... Liva Karahisar-ı Sahib, Kaza Merkez, Karye Eğret... Köyün adına açıklama olarak "Çatalüyük nam mevki" notu ilave edilmiş. Bundan da anlaşılacağı üzere bu mevkideki bir tarladan söz ediliyor.

    Sonraki bölümde tarlanın sınırlarını tarif ediliyor. Böylece tam konumu tespit edilmiş. Buna göre bahsedilen tarla "Berber, ... Halil, Molla Ahmed oğlu, Yol" biçiminde çevreleniyor.

    Arazinin nitelik ve niceliğiyle ilgili bilgiler kısmında cinsine "öşürlü tarla" miktarına da "5 dönüm" kaydı düşülmüş.

    Sıradaki bölümler tarlanın sahibiyle ilgili... Önce belgenin verilme sebebi "müceddeden" yani yenileme diye yazılmış. Sonra tarlayı kullanacak kişinin adı geliyor, buraya "Koca Ahmed oğlu İbrahim bin Ahmed" yazmışlar. Bu zat Gocahmetlerin Ahmet Tektaş'ın dedesidir.

    Tarlanın ilgili kişiye nasıl intikal ettiğinin cevabı alt satırda verilmiş; "Pederi Ahmed fevtinden sene 75." Buradan babasının 1859/60'ta vefat ettiği bilgisi de çıkarılabilir. "Uzun boylu sarı sakallı" diye tarif edilen Koca Ahmed 1800 yılında doğmuştu, demek ki atmışına gelince vefat etmiş.

    Tarlanın kıymetine 50 yazmışlar, lira veya kuruş kaydı yok, liradır herhalde... Ayrıca harc, kağıt ve katibiye parası olarak 3-2-1 rakamları yazılmış ve sonrasında "Hiç bir vakitte bundan ziyade bir şey alınmayacaktır" matbu notu bulunuyor.

    En alttaki sonuç ve hüküm kısmı şu manada: "Yukarıda yazılı bir parça tarla için Defterhane-i Amire'den tapu senedi verilene kadar ilgilinin tasarrufuna izin verildiğine işaret eden işbu ilmuhaber düzenlenmiştir. Sene 1280/1864." En altta Sandık Emini ve Katip mühürleriyle belge onaylanmış oluyor.

    İkinci belgemiz de ilkinin aynısı. Yalnız aynı tarla değil, bu sebeple sahibi ve diğer bilgiler değişiyor. sadece farklı olan kısımları yazalım.

    Tarlamız Eğret köyü Gabarçukuru mevkiinde bulunuyor. Ömer oğlu, Mehmet, İsmail adlı kişilerin tarlaları ve yol ile çevrelenmiş 5 dönüm tarla...

    Tarlaya tasarruf edecek kişinin adı Karamehmet oğlu Osman diye kaydedilmiş. Bu zat da Çakıriban (İbrahim Ata)nın dedesi, Naymelerin Ramazan Kırbaç dedenin öz amcası oluyor. Gabarçukuru'ndaki bu 5 dönümlük tarla babası Karamehmet oğlu Ali'nin 1859/60'taki vefatı sebebiyle kendisine nakloluyor. Babasının lakabı Alicik imiş, bu yüzden sülaleye Alicikler/Elcikler de deniliyor...

    Bu ikinci tapu sicil belgesinin düzenlenme tarihi de aynı, yani 1864/65...

    Benimle belgeleri paylaşan kişi Ahmet Sevinç'tir, yani Kocahmetlerin Ahmet Tektaş'ın torunu... Belli ki bütün bunlar Ahmet Tektaş'ın sakladığı evraklardan... Zaten ilk belgenin onun dedesi ve büyük dedesine ait olduğunu belirtmiştik. Dolayısıyla torunu kaynaklı belgelerin ilki böylece açıklanabilir. Ancak ikinci belgenin de aynı kişiden gelmesi kafa karıştırıcıdır. 

    Aliciklerle Gocahmetlerin bildiğim kadarıyla yakınlığı bulunmuyor. Tarlaların tevarüs ettiği Alicik Dede ile Kocahmet Dede'nin aynı yılda vefatı ve şu iki belgenin onların ölümünden beş yıl sonra, aynı yılda düzenlenmiş olması da tuhaf bir benzerlik. Belki belge çıkarılırken biri aldı ve unutuldu, belki de Gabarçukuru'ndaki 5 dönüm tarla satın alındığı için bu tapu kaydı Gocahmetlere geçti; işte burası meçhul...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder