"Cinsi Tarla, Dönümü 6, Kıymatı 170 lire, Mevkisi Fasılüyük, Kötayolu ve Çayır"
Bu bilgilerden anlaşılacağı üzere üç parçalık tarladan söz ediliyor ki tamamı 6 dönüm imiş. Asıl metinden daha fazla bilgi edineceğiz:Ana metinden, 170 lira karşılığında 6 dönümlük tarlayı alan kişinin Gambırömer (Ömer Haykır) olduğunu anlayabiliyoruz. Satan kişinin kimliği biraz sonra ortaya çıkacak. Fakat bu bölümde yapılan işlemin satış mı yoksa rehin gibi bir şey mi olduğu muğlak bırakılmış. Böyle anlaşılmasına sebep "20 sene ekip kaldırmak üzre" ifadesidir. Normal bir alım satımda neden böyle bir süre kısıtlaması yazılsın ki?...
Sanki asıl metinde unutulduğunu sonradan anlamışlar da, kağıdın boş buldukları bir yerine eklemişler gibi dikey bir not yazılmış. Sekiz satırdan oluşan bu dikey notta söz konusu tarlaların konumu belirtilmiş:
Fasılüyük, Doğusu Hasan Haykır Batısı
Apdi Haykır Kuzey Mehmet Saçak Güney
Mevlüt Haykır
Kötayolu, D. yol Batısı Çerkez Kuzey
Mehmet Arslan Güney Nori Taşkın
Çayır Mevki, Batı Ali Osman Kanat
Kuzey İzzet Tüplek"
Dikey notun sol tarafında bu sefer normal yatay yönde şahitler listelenip karşılarını imzalamışlar. Bunlar Süleyman Çetin, Mustafa Tüblek ve Mehmet Saki'dir. Mustafa Tüblek parmak basmış, diğerleri imzalamış.
Nihayet bütün bunların altına iki damga pulu yapıştırılmış ve üzerine "Eğret Kö. Himmet o. ölü Hasan Kızı Ayşe Haykır" ismi yazılmış, onun altına 1 - 4 - 944 tarihi atılarak pulların dibine de parmağı basılmış. Yani tarlaları satanın kimliğini en sonunda öğrenebiliyoruz, Himmetoğlu ölü Hasan kızı Ayşe Haykır...
Ayşe Hanım Himmetoğlu (Tekirgızılar) Hasan'ın altı çocuğunun en küçüğüdür. Buna rağmen 1894 doğumlu olduğunu belirtelim. Soyadından da anlaşılacağı üzere evlenmemiş, şu satış gerçekleştiğinde elli yaşındadır ve 1948'de vefat edecektir. Bacı Seydi Dede meşhur defterinde onun ölümünü "Davılcı Hasan'ın halası Ayşe Haykır'ın ölümü" diye kaydetmiş.
Ayşe Haykır sadece Davılcı Hasan'ın değil, Mevlüt Usta, Gambır Ömer ve Gambırşerif (Şerife Taşkın)ın halaları; Şekerim Abdi'nin de büyük halası oluyor. Ayrıca Samancı İsmail Saçak ile Bulduk Mehmet Saçak'ın da teyzeleri... Fasılüyük'teki tarla komşularından bu akrabalık izlerini gözleyebiliriz. Demek ki yeğenine sattığı bu tarla ve diğerleri Ümmetlerin tarlalarından bölünmüş.
İsmi zikredilen üç şahidin de Tekirgızılar ve Ayşe Hanımın komşuları olduğunu ayrıca belirtmeye gerek yok.
Burada dikkat çeken bir husus Muhtar veya azaları gibi yetkili kimselerin onayı bulunmamasıdır. 1946'dan önce köy muhtarlıkları atama yoluyla belirleniyordu, seçim yoktu. Atamalar ise sülaleler arasında sıraya konuluyor, bir iki yıl gibi kısa süren Muhtarlık görevlerini sırası gelen sülalededen bildirilen bir isim yürütüyordu.1940-46 arasında kısa süreli böyle Muhtarlardan Eyüp Aydın ile Osman Erdem'in adını tespit edebildim. Zaten 1946'da Delimamın Ali Soydan ilk seçilmiş Muhtar oluyor. Şu belge 1944'te düzenlendiğine göre, acaba şahitlerden birisi o zamanın Muhtarı olabilir mi?...