1904 tarihini taşıyan bu defter, bugünkü anlamda düzenlenmiş Eğret'in ilk nüfus kütüğü kabul edilebilir. Gerçi orijinalini görmedik, bu bizim bildiğimiz boş kütüğe Latin harfleriyle işlenmiş halidir, aslı bu biçimde olmayabilir. Fakat içerdiği bilgiler, tam da elektronik/dijital sisteme geçmeden önce tutulanlarla aynıları olması bize bu fikri veriyor.
Kütükte 180 hane kayıtlı. Bu kadar hane, her biri 12 kişilik 208 fiziki sayfaya sığdırılmış. Yani sözünü ettiğim pdf formatlı kütüğümüz 208 sayfadır. Bu rakamlara bakarsak, yirminci yüzyıl başında Eğret'te otuza yakın evdeki hane halkı sayısı 12'nin üzerindedir. Bununla beraber, sayfasını dolduramayıp ancak bir iki kişi yazılabilmiş haneler de az değil. Toplamda 1466 kişi kayıtlı olduğuna göre, hane başına ortalama 8 kişi düşer. Eğret'in yirminci asır başındaki nüfus durumu böyle...
Tabi bu rakamları Eğret'in o günkü halihazırdaki nüfusu kabul etmek doğu olmaz. Çünkü bu kütük, 70 yıl önce 1830'larda yazılan defterden daha düzenli bir şekilde güncelleniyordu. Doğumlar, ölümler, evlilikler işlenmeye devam ediliyordu. Mesela 163 kişinin ölüm kaydı var, ama tam ölüm tarihleri anlaşılamıyor. Böyle güncellemeler yaklaşık on yıl devam etmiş, Dünya savaşı yıllarında bu işin bırakıldığı anlaşılıyor.
Kütükteki hanelerin sıralanışı da yine 1831'dekine paralel olduğu görülüyor. Fakat kaçınılmaz bazı değişiklikler var. Hane sayısı iki katından fazla artmış. Bunun bir sebebi Eğret'e göç yoğunluğuysa, bir başka sebebi sülalelerin yeni hanelere bölünmesidir.
Bir kaç bariz örnekle açıklayalım. 1831'de Selimler baba oğul iki hane olarak kaydedilmişlerdi, oysa 1904'e geldiğimizde Selimler'e mensup tam 12 hane vardı. Üstelik Arzılar ve Hamzalar da yine bu dönemde sülaleye eklemlenmiş yeni hanelerdi.
Veyisler de 1831'de dört hane idiler. 1904'te ise beş hane var, sanki artış yok gibi, ama bu bizi yanıltmasın. Zira önceki kayıttaki 'Veyisoğlu Hüseyin' çocukları 1904'te karşımıza Daldaloğlu olarak çıkıyor ve Daldallar bu yeni kayıtta tam altı hanedir. Yani yetmiş yıl önceki dört hanelik Veyisler, yirminci yüzyıl başında 11 haneye çıkmış.
Son çarpıcı örnek Ayanoğulları olsun. 1831'de kalabalık ama tek haneyken, 1904'te; Patlaklar, Garahmetler, Alçaklar, Galgancılar, Tırıllar, Kölgeciler, Akgaşlar...
Diğer sülaleler de bu örneklere kıyaslansın, hane sayısındaki bu artışın normal olduğu anlaşılır. Tabi bölünmelerle birlikte sülalelerin sıralanışında değişiklikler kaçınılmaz oldu. Hepsi bir arada yer almadılar. Cilt No aynı kalsa da, Kütük Sıra No, Sayfa No gibi kodlarda değişiklikler kaçınılmazdı. İşte 1904 kütüğünde, öncekine göre böyle ufak tefek sıralama değişiklikleri oldu.
Sıralamada en büyük değişiklik birinci sıra, yani ilk hanede... Hacımahmutoğlu Mahmut'un ilk sıraya yazılmasının sebebi 1904 yılının muhtarı olmasıdır. Yalnız ikinciye Hatiboğlu Mahmut, sonra Apdıramanların Emrullah ve Çorcalıların Yusuf neden yazıldı bilinmiyor. Sanırım bunda muhtarın etkisi vardır. Yine de kendinden sonra Hacımahmutların diğer kollarını değil de bu üç haneyi yazdırma sebebi anlaşılamadı. Daha sonra 1831 sıralamasına dönülüp devam edilmiş.
Önceki kütük ile bunun önemli farklarından biri bunda kadınların da kayıtlı olmasıysa, bir diğeri de kişilerin yaşı yerine doğum tarihinin yazılmış olmasıdır. Ayrıca kadınların evlilik kaydındaki numaralardan kimle evlendiğini, hatta kaç evlilik yaptığını bile öğrenebiliyoruz. Daha bir çok hususta önemli bilgiler saklı kütükte...
Kısaca, Eğret Sülaleleri adlı çalışmanın başlamasına vesile olan 1904 kütüğü bu alanda birinci kaynak oldu. Bununla beraber başka alanlar için de önemli bir kaynak olma özelliğini sürdürüyor.
Excel sayfasına yüklenmiş hali de ulaştırılmıştı. Bazı düzeltmeler ve eklemeler yaptım. Misal 1831 bilgilerini, Bacı Seydi Dede'nin kaydettiklerini, Mehmet Ali Seçen'in arşivini, Genelkurmay'ca yayınlanan şehit listesinden aldıklarımı filan yükledim. Böylece muazzam bir veritabanı oluştu.
Mayası 1904 Eğret Kütüğü olan bu veritabanını hala kullanıyorum.