1970'li yıllara kadar bizim köyde de bu yolla satışlar yapıldığını hatırlıyorum. Tarla olsun, yurt olsun hep bu Muhtar senediyle satılırdı. Sonra derece derece Tapu Müdürlüğüne yöneldiler, köydeki kadastro işlemleri tamamlandıktan sonra da bu işler bütünüyle oraya havale edildi.
Elimizde 1933 yılına ait böyle bir Muhtar senedi var. Yakup Tür abinin arşivinden çıktı, parça pinçik olmuş ama asıl metin kısmı okunabiliyor. Bu senet üzerinde duralım biraz...
Bu bilgilerden sonra bahsedilen yurdu aşağı yukarı gözümüzde canlandırabiliyoruz. Şimdi Şimbil Emin'in ev ile Naymelerin ev arasında Dolaksızların ev vardı. İşte söz konusu edilen yer, Dolaksızların evin dip kısmındaki bir yerdir, mahallemiz olduğu için oraları biliyorum, dilim döndüğünce anlatayım.
Mülk bilgilerinin kaydedildiği bu ilk bölüm ile asıl metin kısmının arasında üç kelimelik ilginç bir ibare bulunuyor : "al senedim bu"... Bir satır ne olduğu anlaşılmayan bu ifadeye ayrıldıktan sonraki asıl metin kısmı:
"Yokarıda etrafı yazılı pederimin vukuu vefatından hesseme isabet eden yurt hessemi köyümüzden Çolak Osman oğullarından Salek oğlu İsmayil Ağaya tarihde itibaren yolu ile beraber satdım mülkü 125 lirayı tamamile aldım. İleride heç kimse tarafımda mani ve müdahale edilmeyecek. Şayet mani gibi ihtilaf çıkıbda mahkemeye müracat edilirse mesarif üzerime ayit olmak şartile işbu senedi zirde yazılı şahitler huzurunda Na. Mu. Hafız yedince tasdike vekilimdir."
Sağ altta toplam değeri 25 kuruş olan iki damga pulunun üzerine tarih yazılıp imzalanmış: "25 / 12 / 933 Eğret K. Kadem oğlu Mehmet kızı Hatice"
Şimdi anlaşıldı... Babasından kalan yurt hissesini satan Gademlerin Sarı Mehmet kızı Hatice'dir. Gademoğlu Sarı Mehmet 1926'da öldüğünde dört varisi vardı; karısı Esma (İsmi Nine), oğlu Banguş Osman ve kızları Hatice ile Zehra... O sırada Zehra Gadıngız olarak bilinir ve Kedimehmet'in Ahmetçavuş eşidir. Hatice ise Ayanoğlu Seyid Ahmet ile evli olup Tırıl Hasan'ın anasıdır. Hatice Hanım babasından kalan yurt hissesini sattığı yıllarda annesi ve kardeşleri kendi hisselerinde duruyorlardı.
Senedin sol alt köşesi, şahitler ve Muhtar onayının bulunduğu kısım yok. Yırtılmış, kopmuş... Onca kağıt arasında çok aradık, ama bulamadık. Olsaydı zamanın Muhtarı ve azalarının kim olduğunu da öğrenirdik. Bununla beraber asıl metnin sonundaki bir ipucundan hareketle Muhtarın kimliğine ulaşılabiliyor. Hatice Hanım okuması yazması olmadığından "Na. Mu. Hafız"a vekalet vererek imzaya yetkilendirmiş. Kısaltmanın 'Nahiye Muhtarı Hafız'a karşılık geldiğini düşünüyorum. Hafız da bilindiği gibi, Hacımahmutların Hafız Mehmet Öztürk'tür.
Üç şahidin ismi de İbrahim olması gibi bir ilginçlik bulunuyor. Henüz soyadı uygulaması başlamadığı ve malum kısım yırtıldığı için şahitler hakkında başka bilgi yok. Ayrıca sağ tarafa taşan ifadelerden bu olmayan kısımda "Eğret N. M." ve azaların onayı bulunduğu anlaşılıyor. Belki de bu üç İbrahim aynı zamanda Hafız'ın azalarıydılar....
Her şeye rağmen eksiği gediğiyle şu Muhtar senedi içinde çok bilgi barındırıyor....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder