Her belgede olduğu gibi başlığın üstünde, kağıdın iki yanında seri ve cilt numaraları bulunuyor. Asıl bilgilerin bulunduğu çizelge bölümünde ilk hücrede mükellefin isim ve şöhreti yazılmış. Soyadı uygulamasının bulunmadığı o yıllarda kişiler şöhreti yani sülale adı veya lakabıyla tanınıyorlardı. Bu yüzden Kocaahmetler diye bilinen sülaleden Ahmet adlı kişi kaydedilmiş. Soyadı uygulamasından sonra Ahmet Tektaş olarak bilinen kişidir. Belge düzenlendiği 1926 yılında 23 yaşında bulunuyordu. Amcası ve babası vefat ettiği için vergi mükellefi olarak kendisine tebliğ edildiği anlaşılıyor.
Verginin asıl miktarı 100 (yüz) kuruş imiş, çizelgede böyle yazılmış; ancak belgenin alt kısmında bir kaç maddelik açıklama var, orada değişik miktarlar yazılı:
"- İta ettiğiniz beyannamede muharrer cem'an 1325 kuruş matruh üzerinden;"
"- İta ettiğiniz beyannamede muharrer matruha ilaveten indedtahkik elde edilen ve cem'an yüz kuruşa baliğ olan matrah üzerinden;"
"- İcra kılınan tahkikat neticesinde tebeyyün eden cem'an yüz kuruşa baliğ olan matrah üzerinden;"
"8 Şubat 1926 tarihli kanun ahkamına ve kanun-u mezkurun dördüncü maddesinde muharrer derecata tevakkufen namınıza miktarı balada muharrer maktu vergi tarh edilmiş olduğu tebliğ olunur. ... 926"
Mühür/onay satırından sonra belgenin en altında tebliğ tarihinden sonraki 15 gün içinde itiraz edilebileceğine dair matbu bilgi bulunuyor.
Cumhuriyetten sonra düzenlenmiş bu vergi bildirimi. Eskilerin anlattığına göre Yunan gittikten sonra 1929'a kadar Eğret'e yağmur yağmamış. Uzun süren bu kuraklık beraberinde kıtlık da getirmiş normal olarak. Bir de üzerine o yılların meşhur küresel ekonomik krizi girince devlet, ve Eğret özelinden hareketle bütün milletteki sıkıntılar şu bir belgeden bile anlaşılabiliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder