Köylerde Muhtarlar da uzun bir süre tek idari ve mülki amir idiler. Temel vazifesi olan adli yargı işlemleri dışarıda tutulmak şartıyla Kadı'ya benzetilebilir. Köy idaresiyle ilgili aklınıza gelen her işi yapıyorlardı. Noterlik vazifesi de bunlardan biridir, Muhtar huzurunda alış veriş, satış, borçlanma yapılabilir. Ayrıyeten kişiler hakkında her türlü durum tespiti Muhtar tarafından yapılabilir. Bu tarzda düzenlenen belgelere genel olarak ilmuhaber deniliyor.
Yarım sayfalık çizgili kağıda üç satır halinde yazılan tek cümle, böyle bir ilmuhaberdir:"Köyümüz halkından Bekir oğulları Ömer'le Halil Haykır ayrı ayrı ev sahipleri olduğunu gösterir muhteber ilmuhaberimizdir."
Tabi ki bu bilginin önemi yok. Ama şu ilmuhaberin düzenlenme sebebinde bu küçük bilgi baş etken olduğunu düşünüyorum. Ömer Haykır ile Halil Haykır herkesçe öz kardeş olarak biliniyorlar. Bu yanlışlık belki resmi karışıklıklara sebep oluyor. Buna sebep aynı evde yaşamaları da olabilir... Bütün bu sebeplerden ötürü, bunun böyle olmadığını, iki kardeşin ayrı ev/hane sahibi olduklarının resmen belirlenmesi gerekmiş. Böylece bu ilmuhaberi düzenlemişler.
Benzer bir karışıklığın diğer Bekiroğlu kardeşler Alosmançavuş (Ali Osman Haykır) ve Yenimısdık (Mustafa Haykır) ile yaşanmamış olması yukarıdaki teoriyi destekler nitelikte. Zira onlar içgüveyisi olarak eşlerinin evinde yaşıyorlardı.
Şu basit belgenin tarihi 21.11.1951'dir. Tarihin altına "Eğret K. Muhtarı" yazılarak mühür vurulup onaylanmış. Muhtarlık mührünün yanında imza yerine geçen kişisel mühür de basılmış, bu mühür okunmuyor; ama o tarihte Muhtar kendisi bulunduğundan, Yörüğoğluların Aliefe (Ali Tüplek)in imza/mührü olmalıdır. Ayrıca iki azanın da onayı bulunuyor belgede. Okunabildiği kadarıyla bu azalar Delicava diye bilinen Ahmet Er ile Devrimbeşin Eyüp Aydın'dır...
Üzerinden üç çeyrek asır geçmiş. Belge münasebetiyle adı geçenlerin tamamı rahmetli olduğunu ayrıca belirtmeye gerek yok...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder